Dünya Kız Çocukları Günü


Bu sabah facebook’un bana şemsiyemi hazırlamamı söylemesine rağmen inadına güzel bir havaya, enerjik ve zinde uyandim kendiliğimden. Alarmla uyanmamayı o kadar çok seviyorum ki!  Neyse, ilerleyen vakitlerde on sekiz aylik yeğenim Begüm, tetesini özlemiş, onunla vakit geçirirken bu güzel havada onu dışarı çıkarmak geldi içimden, yaptım da; parka gittik. Yarım saatlik dışarı çıkma seansı, parktaki oyun sırasında O’ndaki enerji, neşe ve mutluluğa ortak olmanın tadı paha biçilemezdi. Öyle koşulsuz ve doğal yansıtıyordu ki o an ki hislerini, ancak gıpta edebilirsiniz.

 

Gün içerisinde benim için çok değerli bir arkadaşımdan öğrendim ki bugün “Dünya Kız Çocukları Günü”ymüş.İster istemez arastirmaya ve konuyu düşünmeye yöneldim bir kadın olarak, bir kız çocuğu teyzesi olarak… BBC Türkçe’nin konuyla ilgili haberine göre ” Dünya üzerinde her 7 saniyede bir kız çocuğu evlendiriliyormuş.” Türkiye de Dünya sıralamasında 144 ülke içinde 55. Sırada yer alıyormuş.

 

Tüm bunları okurken istemsizce Begüm’ün sadece çocuk ve içindeki çocuğu yaşayabilenlere özgü olabilecek koşulsuz sevgisini düşündüm. Onlar şanslı, bizler de şanslıyız ama hayat maalesef, yıl 2016 olmasına, teknolojide çığır üzerine çığır açılmasına rağmen bir kız çocuğunun çocuk olma hakkının koşulsuz sevgi gösterdiği insanlar tarafından elinden alınması gibi bir kara cehaletle mücadele ediyoruz. Bu belki de zincirleme, belki de koşullar nedeniyle itilmişlik ardına sığınılmış ama sonuç itibariyle kendi iradesiyle karar veremeyecek bir can için başkası tarafından yapılan bir tercihtir. Hayatı ne zaman ve nasıl bu kadar çaresizleştirebildik? Düşünsenize, size koşulsuz sevgisini ve güvenini teslim etmiş bir can var ortada ancak siz bir nedenden ötürü tek çareyi bu canı başkalarına bırakmakla başlayan, henüz kapasitesi olmayan  birine sorumluluklar yüklemekle devam bambaşka bir hayatta buluyorsunuz. Ve hiçbir yasa ya da kanun bu canı koruyamıyor çünkü yasal tapusu reşit olana kadar sizin üzerinizde. Tepe tepe kullanın o zaman!


Her 7 saniyede 1 kız çocuğunun evlendirilmesine hem üzülmeli, hem kaygı duymalı, hem de bu konuda yapılan çalışmalar varsa desteğimizi göstermemiz gerektiğini düşünüyorum çünkü bir göz kırpması gibi çocukluktan kadınlığa oradan da anneliğe geçiş üzerine kurulu bir hayat planı olan milyonlar var. Üstüne üstlük, 10 yaşına kadar düşmüş evlilik yaşı habere göre… Bu anneler ne sevgi gördüler ki verebilsinler? Koşulsuz sevgi gösterdikleri ebeveynleri onlara böyle bir hayatı layık görmüşken?

 

Kendi çevremizde yaşarken gayet güvendeyiz aslında. Kendi meselelerimiz, kaygılarımız ve sorunlarımızdan bazen çevremizin sınırlarının ötesinj görmüyoruz, bazen de görmemeyi tercih ediyoruz çünkü güvendeyiz. Peki farkında mıyız? Neyin mi? Sesimizi duyurmadığımız her durumda yarınımızdan bir şeyler kaybettiğimizi? Bugün sesimizi yeterince duyuramadığımız için cehalet kol geziyor, yarını riske atıyor, bariyerler oluşturuyor. Gün sevgiye, doğruluğa ve iyiliğe inanma günüdür; bu söylediğime inanmıyorsanız bir değişiklik yapın ve bir çocuğun gözlerinin içine bakin ve gülümseyin. O zaman beni anlayacaksınız.

 

Sevgiyle Kalın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s