Sakin Atın Tekmesi Sert Olur


Kederli ve bir o kadar da sinirliyim bugün. Hayatım dediğim aracımın rotasını tutturmuş, sessiz sakin kendi yolumda, tatlı tatlı ilerlemeye çalışırken GPS’im bozuldu. Burada dert edecek ne var, “sora sora Bağdat bulunur” da diyebilirsiniz zira öyle de oldu ama bu süreçte bozulan tek şeyin GPS değil tüm şebeke olduğunu keşfetmek canımı sıktı, sanki trafoya kedi kaçmış gibi.

İçimde inanılmaz derecede bir huzursuzluk hakim son günlerde; bunu anlatacak doğru kelimeleri bulmakta güçlük çekiyorum. Nasıl bir gündeme uyanacağını bilmemek, gün içinde kontrol dışında gelişen olaylara nasıl pratik çözümler geliştirebilirsin diye kafa yorabilme olasılığıyla yaşamanın maalesef pek bir tarifi yok. Kendini sürekli olarak güven altına almak, sağını, solunu, önünü, arkanı düzenli olarak bir kollama halinde sokaklarda ve toplu taşımalarda dolaşmak; kurduğun cümleleri itina ile seçmek. Farkında mısınız bilmiyorum ama bu saydığım kendi yaşamını güven altına almak adına saydığım her şeyde başkalarına karşı bitmek bilmeyen bir şüphe ve korku ağı var. Diken üstündeyiz ve birbirimize şüpheyle bakıyoruz canımızdan endişe ettiğimiz için.

Acı olan şey, bu korkularımızın hiçbiri yersiz değil. Çözüm üretmekten yoksun bir hükümet, bu toprakları insanlara açtı da açtı onlara bir güvence veya bir korunak sağlamadan. Şu anda onlar sokaklarda dileniyorlar. Diğer yandan yıllardır kan döken, artık baştaki amacını da kaybetmiş, sadece yarattığı kaosla istihdam yaratan bir terör hareketi var. Tek yaptığı toplumdan gençleri koparıp, beyinlerini yıkayıp, onlara kucak açmak ve kendi emelleri için kullanıp, ölmüşler mi kalmışlar mı umursamamak. Bir de eski dost düşman oldu; Hakan Şükür’ün nikah masasında beraber oturulan zaatla artık sözde kanlı bıçaklı olundu ve onunla savaşılıyor. Bu zaatın ağında kim varsa sözde içeri alınıyor. Samimiyetten uzak içeri alınmalar, kendi hedeflerine uydurma kılıf biçmelerle dolu dizgin bir cadı avına döndü. Öyle bir hal aldı ki, “Beni eleştiren bana karşıdır, o halde onlardandır.” gibi bir zihniyet söz konusudur özellikle bu son dalgalarda…

Neyin doğru, neyin yanlış olduğu saptanamayacak kadar karmaşık hale getirdiler her şeyi. Korku ve vahşet saldılar sokağa, hayatlarımızla tehdit ettiler bizleri. Öyle güvensizim tüm kurum ve kuruluşlara karşı. Sade bir vatandaş olarak sadece iç sesime inanır oldum; sevdiklerime güvenir oldum. Küçük bir dünya kurdum içinde mutluluk buldum. Ama enerji topluyorum; sapla samanı birbirinden ayırmaya çalışıyorum. Her geçen gün bu tarz konulara daha sessiz kalıyor görünsem de içimde netleşiyorum aslında, çünkü sorma ve sorgulama hiç bitmiyor. Sabırla beklemeyi öğreniyorum bu süreçte; atalarımız ne demiş: “Sabreden derviş, muradına ermiş.” Sesimizi yükseltip, tek ses olup dur, yeter, haddini aştın artık diyeceğimiz günün gelmesini sabırla bekliyorum. O gün geldiğinde tıpkı daha önce olduğu gibi medeniyet, demokrasi, çoğulculuk, sevgi, güven, dayanışma ve gerçek insanlık kazanacak, biliyorum. Ben inanıyorum; siz de inanın çünkü “Sakin atın tekmesi sert olur.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s