Okuruma Mektup – 1


Sevgili Okurum,

Öncelikle, kim bilir nasıl bir gün temposu içerisinde, bu yazı aracılığı ile sana ulaşma gayretime saygı gösterip, benim için “zaman yarattığın” için yürekten teşekkür ederim. Sana unuttuğun veya kendine hatırlatmayı ihmal ettiğin birkaç gerçeği gözler önüne sererek, kişi olarak senin önem ve ehemmiyetini ortaya koymak istiyorum.

 

Seni kim olduğunu, hayatının ne gibi güzellikleri veya mücadeleleri olduğunu bilmeden, sadece olduğun gibi olduğun için can-ı gönülden tebrik ediyorum. Soluk aldığın her nefeste, aklının yettiğince kendi yolunu bulmaya çalıştığın her koşulda ve tercihte, hayatına sahip çıktığın her sorumlulukta, tüm kazanımların ve kayıplarınla kocaman bir alkışı hak ediyorsun çünkü mücadeleden hiç vazgeçmedin, elinden geleni yapıyorsun ve her şeyi olabildiğince göğüsleyip, yoluna devam ediyorsun.

Nasıl, ne derece çetrefilli veya ne kadar kısıtlı, sınırlı bir hayatla yüzleştiğini belki tahmin edemem; belki de empatisini kuramam ama inan bana, tüm şekilsel farklılıklarımıza rağmen benzer temenniler ve özlemler içerisindeyiz hayatlarımıza karşı… O yüzden bana yol gösteren bir takım inanışlarımın sana da yol göstermesini umarak paylaşmamı mazur gör.

 

Bir söz duymuştum bilmiyorum nereden ama bugüne kadar beni hiç yarı yolda bırakmadı, umarım seni de bırakmaz: “Herkesin sınav kağıdı farklıdır.” Bu cümleyi kullandığımda kimi zaman benimle dalga geçtiler, kimi zaman ciddiye almadılar, kimi zaman da katıldılar ama ben ne öğrendim diye soracak olursan şayet, her tercih bir sorumluluktur, bir getirisi olduğu kadar götürüsü de olabilir ve bu tercihtir senin özgürlüğün. İster zengin ol, ister fakir ol, ister ünlü ol, ister ünsüz ol, ister bekar ol, ister evli ol, ister kadın ol, ister erkek ol; herkesin kendi tercihleriyle yön verebildiği hayat denen bir sınav kağıdı var ortada ve artıları eksileri ile öyle mükemmel bir şekilde dengeleniyor ki, zorluk derecesi her katılımcı için aynı derecede. Ama neden bilmiyorum, yetişkinlik hayatının mı çağın mı yoksa kişisel ihtiyaçların bir gerekliliği mi öyle çocukluk günlerimizdeki gibi kimse objektif lanse edemiyor kendi hayatından bahsederken… Belki de kimsenin öyle bir vakti kalmadı, bilemem… O yüzden dışarıdan gördüğün pembe dünya seni aldatmasın; kendini başkaları ile kıyasladığın her noktada sadece kendi emeklerini hiçe sayarak, değersizleştirdiğini sana hatırlatmak isterim.

Düşünsene bundan yirmi yıl öncesine bir git bakalım, belki de biraz daha gerilere okul sıralarına da dönmen gerekir, dedim sana kimsin bilmiyorum 🙂 Şu anda çok şükür dediğin ne varsa, o gün bunlara sahip olabileceğini düşünüyor muydun bir sor kendine. Kim bilir, bugün o çok şükür dediğin, müteşekkir olduğun şeyler her ne ise bugünlere gelene kadar ne fırtınalardan, belirsizliklerden geçtin. Sadece bu mücadeleleri bu noktaya getirebildiğin için kendinle gurur duymalısın.

 

Bir kitapta kapsamlı bir şekilde okumuştum, çok da faydasını gördüm dilerim ki varmak istediğim noktayı anlatabilirim. “Daima elinden gelenin en iyisini yap ama her zaman en iyi sonuçları çıkaracağını düşünme.” Herhangi bir şey için, ne için olduğunun pek de bir önemi yok, o şey için ayırdığın zaman diliminde tam kapasite orada olmaya çalış çünkü elinden gelenin en iyisi bu. Bölündüğün her an, esas önceliğin olan şey ne ise ondan alacağın sonuçtan çalıyorsun. Orada olmadığın her düşünüşte de aslında çözümsüz bir baskı ve kaygı üretiyorsun. Ama şunu da unutma, insansın her günün aynı verimlilikte olacak diye bir şey yok ve doğan gereği kusurlusun. Dolayısıyla bir şeyi daha iyi yapabileceğini fark ettiğinde kendini bunun için tebrik edip bir dahaki sefere yoluna öyle devam edebilirsin. Kaldı ki, burada önemli olan şey sensin ve senin kontrolün dışında süregelen bir hayat var. Kendi emeğini ve gayretini tutabildiğin en üst seviyede tuttuğuna inandığın her noktada kendini takdir etmemen için bir neden göremiyorum çünkü elinden geleni yaptın, gerisi olması gerektiği oluyor. O yüzden başını yastığa koyduğunda, bugünün muhakemesini, yarının planını yapan biriysen sadece kendini değerlendirerek rahatça uykuya dalmayı deneyebilirsin.

Aslına bakarsan, sen zaten bugüne kadar elinden gelenin en iyisini yaptın. Baksana hayatına! Bundan bilmem kaç yıl önce bugün sahip olmadığın bir mutluluk kaynağını düşün, mesela işin ya da çocuğun her ne ise… Bugün belki hala ama’ların vardır elbette; yalnızca o çağını, gözünün önüne bugüne gelişini ve o varlık her ne ise hayatına olan katkısını görmeye çalış. Ne serüvenler, inişler – çıkışlar vs ile dolu değil mi? Sen elinden geleni yapmasaydın bugün onun varlığından mutluluk duymazdın. Mesela, bir takdir veya sıcak bir gülümseme içini aydınlatmazdı. Bunlar belki de sahip olunabilecek en kıymetli hazineler ve sen elinden gelenin en iyisini yapmasaydın hiçbiri seninle olmayabilirdi. Bu yüzden kendine aynada bakıp “vay be!” demeni şiddetle tavsiye ederim 🙂

 

Şimdi gelelim neden sana direkt ulaşıp tüm bu şeyleri hatırlatma ve söylemeye ihtiyaç duyduğuma… Açıkçası bugün yani 10 Ekim, Dünya Ruh Sağlığı Günü ve hayatımızın keşmekeşi içerisinde belki de en çok göz ardı ettiğimiz şey ruh sağlığımız. İçinde bulunduğumuz dönemin birtakım özellikleri var ki, yukarıda sana hatırlatmaya çalıştığım kimi gerçekleri unutturan yönlerle dolu. Yalnız değilsin demek istedim kendimce, farklı hayatlar yaşıyoruz belki de, içerik olarak farklı kaygılar, temenniler taşıyor olabiliriz kendimiz için ama bilmelisin ki, hayat olduğu gibi çok güzel ve her fırtınanın ulaştığı bir düzlük de var. Bugün önünü yeterince göremesen de emeğinde, gayretinde, çabanda, tekilliğinde, çoğulluğunda, kaygında, hiçbir şeyinde hissettiğin kadar izole veya yalnız değilsin. Çözüm seninle başlar ve sen değerlisin, yeter ki ses ver, kendine sahip çık. Seni görüyor ve anlıyorum. Harikasın!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s