COVID-19 FARKINDALIK LAKIRDILARIM


Öncelikle uzun bir aradan sonra, samimi ve içten bir “Merhaba” sevgili okuyanım. Evet, sizlerle olan etkileşimimize haddinden fazla uzun bir ara verdik ama bu durum bir bakıma faydalı ve besleyici olmuş olabilir. Hayattan kendince ve olabildiğince beslenmeye çalışan, gözlemlerini yine kendince türlü şekillerde ifade eden bir birey olarak, COVİD-19 gerçeği ve sınırlandırmalı belki de çoğumuz gibi benim için de enteresan ve öğretici bir gerçek ve deneyim olmuşa benziyor. 

Bugün konu başlığından da biraz anlaşıldığı gibi kendi payıma çıkan öğretileri ortaya koyacağım. Böylesine bir paylaşımın kişisel temenni güden amaçlarından en başında ise “herkesin sınav kağıdının farklı” olduğunu iyiden iyiye anlaşılır bir gerçeğimiz olduğunu ama “sınav kağıdının” kendisinin bile hayatımıza bir farklılık katarak bizi kendi içimizde beslediği ve geliştirdiğini kabul etmektir. İtiraflar olarak ortaya koymam ise kendimi bir örnek olarak sunmamdan başka bir amaç gütmemektir. Ben böyle şeylerden geçtim vs. derken “egosantrik” bir bilgelikten ziyade, bireysel bir hikâyede ortaklıklar keşfetmenizi dileyen, belki de kendinizden bir şey bularak izolasyonun getirdiği “yalnızlık” duygusunun aslında bir birlik yaratabileceğini anlatmaktır. Sözün özü şu ki yalnızlık hissiyatı ile büyüyen ve özgürlüklerimizin en temelinden sınırlandığı bu dönemde hepimiz hiç hissedemeyeceğimiz kadar bir toplum ve bütün olduk aslında.

Yalnız yaşayan bir birey olarak belki de kendi içimde kontrol ve dengemin, 15 Mart’tan itibaren artan bir grafik ve ivme ile şaşarak, patlak verecek bir raddeye geldiğini ama bunun doğal ve normal bir süreç olduğunu sanırım kabul etmem gerekiyor çünkü ben sadece bir insanım. Korkularımın hepsini yaşayarak ve sahiciliğine aldanarak kendime inancımı yitirdiğim anları ve zamanları hissederek, kabul ederek, kucaklayarak ama sonunda en çok zararı kendime verdiğimi anlayarak bana kendimi yetersiz, kusurlu, yanlış veya aşırı olduğumu zannettiren her türlü durum ve kişiyi arkamda ama biraz da parçam olarak yanımda tutmayı öğrendim. Bir evin içinde tek başına olmaya mecbur bırakılmak, sadece elektronik ortamda sosyalleşmek, zihnimizle haddinden fazla baş başa kalmak, marketle sınırlı açık hava ve hareket imkânı, kendini oyalama çabası, alışılageldiğim manevi ihtiyaçlarımı karşılayamaz hale getirdi ve bünyem isyan bayrağını çekti. 15 Mart-1 Haziran 2020 süresindeki olanaklarımı çok kabaca istatistiğe vurduğumda, belki zamansal olarak açık havada geçen sürem 120 saat, gördüğüm insan sayısı (canlı bir insan) 40 kişi, etkileşime yüz yüze ve teknoloji hariç girebildiğim insan sayısı ise taş çatlasa 15 kişidir. İki buçuk aylık bir süre için fazla acı bir senaryo değil mi? Ama gerçek bu…

İşte tam da yukarıda verdiğim istatistik örneğini hepimizin yaşadığını, korkularımızla ve endişelerimizle yüzleştiğimizi çeşitli paylaşım, davranış ve tutumlarda görerek ama kabul ederek yoluma devam etmeyi de öğrendim. Elektronik paylaşımlarımda benimkilerden farklı ama samimi birçok gerçeklikle buluştum. Bunlardan büyük bir çoğunluğu da bana Lost dizisinin mottosu olan “Beraber yaşa ama yalnız öl” söyleminin aksini ispat etti. Kimi zaman bir yemek tarifi, kimi zaman bir hobi paylaşımı, film önerisi gibi normalde hiç önemsemeyeceğimiz bir paylaşımın bile kıymetini bildirdi. Korku ve endişelerimizi kültürümüzün sevdiğim bir özelliği olarak sabır çeken hali ama dalga geçmeyi bilen haliyle hafiflettik. Bu tür yaşayabildiğim her an benim için çok değerli çünkü hepsi bana aslında ve kaygılarımda, sorunlarımda, endişelerimde aslında yalnız olmadığımı, doğal ve normal olduğunu bir kez daha gösterdi.

Üzüntümü de kaygılarımı da sevinçlerimi de keyiflerimi de olduğum gibi kusurlu ama gerçek, iliklerimde hissederek yaşadığım unutulmaz değerlerle, severek ve sevilerek yaşayabildiğim için kendimi şanslı hissediyorum. Ben kendimi olduğum gibi kabul ediyor ve buna göre yaşıyorum. Beni anlayan anlayabildiği kadarıyla yanımda ve her şey olabildiğince seyrinde, öğretici ve akışında gidiyor. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s